SAP BUSINESS ONE ERP : Önümüzdeki 20 yıl

SAP Business One, geçtiğimiz yıl 20 yaşına girdi. Yazılım dünyasında 20 yaş genellikle olgunluk dönemi olarak düşünülür ama bu aynı zamanda “modası geçmiş” değerlendirmeleri yapılmasına da yol açar. 20 yaşındaki bazı kurumsal kaynak planlama (ERP) çözümleri gerçekten de “ömürlerinin sonuna” yaklaşmıştır. Genellikle “eski” olarak adlandırılan bu çözümler, modası geçmiş teknolojilere dayalıdır ve son on yıl ya da daha uzun bir süre içerisinde çok az değişmişlerdir. Hâlâ ilk üretildikleri zamanki, modası geçmiş teknoloji ve mimarileri temel alırlar. Ama küçük ve orta ölçekli işletmeler (KOBİ) için tasarlanmış SAP Business One ERP çözümünün 55.000’den fazla müşterisi için durum farklı; çünkü SAP Business One, piyasaya çıktığından bu yana çok yol kat etti. Yine de SAP, önünde hâlâ çok uzun bir yol olduğuna inanıyor ve gelecek 20 yıl için iddialı planlar yapıyor. Ancak tıpkı bugünkü çözümün ilk zamanlardaki tek kullanıcılı sisteme (Mac üzerinde çalışan) pek benzemediği gibi, geleceğin SAP Business One’ı da bugünkünden farklı görünecek, farklı bir his verecek ve farklı bir şey olacak. SAP Business One, bir ERP çözümünden çok daha fazlasına, yani bir iş süreçleri platformuna dönüşüyor. Diğer bir deyişle, açık, genişletilebilir ve birçok farklı dikey endüstride çok özel ihtiyaçları karşılamaya hazır bir çözüm haline geliyor. Ve artık bir servis olarak bulut üzerinde de sunulabiliyor.

NEDEN PLATFORM?

Yazılım endüstrisindeki uzmanlar, çoğunlukla eskimiş algılardan da etkilenerek, ERP’yi bitirmek için dönem dönem büyük çaba harcarlar. Şunu kabul edelim: Hiç kimse ERP’nin ilk zamanlarını “eski güzel günler” olarak hatırlamıyor. İlk dönem ERP çözümleri katıydı ve esnek değildi, kurulum ve uygulama süreçleri zordu, kullanım ise daha da zordu. Fonksiyonlar sınırlıydı (ve sınırlandırıcıydı) ve uygulama süreçleri herkesin altından kalkabileceği işler değildi. Milyonlarca dolar maliyeti olan başarısız uygulamalarla ilgili korku hikayeleri çok sık anlatılıyordu. Çoğu kişi, bu algıyı sürdürüyor. Bazı çözüm sağlayıcıları da bundan yararlanarak, aslında yaptıkları şeyi hiç değiştirmeden, çözümlerini başka bir ürün olarak yeniden konumlandırmaya çalışıyorlar. SAP’nin attığı bu yeni adım da benzer bir taktik mi? Hiç sanmıyoruz. Bize göre bu adım şunun göstergesi: SAP KOBİ yönetimi, daha küçük ölçekli bu işletmelerin ihtiyaçlarını çok iyi biliyor ve bu ihtiyaçları karşılamaya kendini adamış bulunuyor. Yıllar boyunca genel olarak KOBİ’ler, ERP’nin fazlasıyla büyük, sistemi bozan ve pahalı bir proje olduğunu düşünerek bu fikre uzak durdular. SAP de büyük ölçekli, çok uluslu şirketlerde yaptığı projeler nedeniyle bu algıdan etkilendi. SAP’nin KOBİ’lere tamamen farklı bir çözüm sunduğu gerçeğini gözden kaçıranlar, bütün ERP uygulamalarının daha küçük ölçekli operasyonlar için son derece karmaşık ve zor olduğu gibi yanlış bir fikre kapılıyor. ERP olmadan da işlerini sürdürebileceklerini düşünmek gibi bir tuzağa düşüyorlar. Bazen de “başka bir şeye” ihtiyaçları olduğunu düşünüyorlar. Gerçekte, Mint Jutras’ın ERP’yi nasıl tanımladığına bakılırsa (bkz. yandaki kutu), sadece ERP’ye değil, ERP’ye ve daha fazlasına da ihtiyaç duyuyorlar. SAP’nin platform yaklaşımının arkasındaki mantığın bu olduğuna inanıyoruz. ERP’nin eski versiyonlarıyla ilgili sorunlardan bazıları, yazılım tedarikçilerinin tüm işletmelere her şeyi sunmaya çalışmalarından kaynaklanıyordu. Birkaç istisna dışında, ilk dönemlerdeki tedarikçiler çok geniş bir alanda faaliyet gösteriyordu. En azından bir kez denemeden hiçbir potansiyel müşteriyi geri çevirmek istemeyen bu tedarikçiler, pazara geniş bir çözüm yelpazesiyle girdiler. Ama herkesi memnun etmeye çalıştıklarından, hiç kimse için eksiksiz bir çözümleri bulunmuyordu. 80- 20 kuralı geçerliydi. Kimse tüm ihtiyaçlarını karşılayacak bir çözüm beklemiyordu (%80 uyum amaçlanıyordu); dolayısıyla çözümlerde, inovasyonun önünde engeller yaratan, müdahaleci (ve bazen de pahalı) özelleştirmelerle yetiniliyordu. SAP, bizim çıkardığımız sonuçla aynı fikirde gibi görünüyor: Tüm işletmeler farklı seviyelerde ERP’ye ihtiyaç duyuyor. Ancak “herkese uygun” bir çözüm doğru bir yaklaşım değil, çünkü işletmeler aynı zamanda “daha fazlasına” da ihtiyaç duyuyor. Ancak bir alkollü içecek üreticisinin ihtiyaç duyduğu “daha fazlası”, petrol ve gaz endüstrisine saha hizmetleri sunan bir şirketin veya üyelik satan bir spor salonunun ihtiyaç duyduğu “daha fazlasından” çok farklı. Gıda endüstrisinde bile üreticilerin ihtiyaç duyduğu “daha fazlası”, kümes hayvanları endüstrisinin ihtiyaç duyduğu “daha fazlasından” çok farklı. Alkollü içecek üreticileri, gıda üreticileri, saha hizmeti tedarikçileri, spor salonları ve kümes hayvanı tedarikçileri finans, muhasebe, sipariş ve gelir ve envanter yönetimi alanlarında benzer ihtiyaçlara sahipler; ama bu arka ofis fonksiyonları için fazla harcama yapmaya istekli değiller ve doğrudan işlerini büyütmelerine yardımcı olacak çözümlere yatırım yapmayı tercih ediyorlar. Bu şirketler, standart bir ERP yerine bir spor salonu çözümüne veya bira imalatı çözümüne veya bir saha hizmeti çözümüne yatırım yapmak istiyorlar. Ancak, bu temel fonksiyonlar da dahil olmak üzere tüm ihtiyaçları, doğrudan işinizi büyütmenize yardımcı olacak, özelleştirilmiş çözümlerle karşılayabilmek hoş olmaz mıydı? Eğer bu özelleştirilmiş çözümler güçlü bir temelin -bir ERP platformununüzerine inşa edilmişse, bunu yapabilirsiniz. SAP Business One’ın planı bu.

SAP, yeni özellikler ve fonksiyonların yanı sıra kullanıcı deneyimi de dahil olmak üzere çekirdek ERP’nin süregelen gelişimine (yoğun bir şekilde) yatırım yapmaya devam edecek. Mobil cihazlardan erişim de dahil olmak üzere kullanıcı arayüzünü modernize edecek ve analitik özellikler ekleyecek. Ama bunlar kadar önemli olan bir başka nokta da şu: İş ortaklarının, çeşitli dikey ve kimi zaman çok daha fazla uzmanlaşmış mikro dikey endüstrilerin özel ihtiyaçlarına yönelik çözümleri kolayca geliştirip yaygınlaştırmalarını mümkün kılan temel mimari ve teknolojilere yatırım yapacak.

SAP’nin iş ortaklarından birçoğu, dikey endüstriler için özelleştirilmiş işlevler sunmak üzere SAP Business One üzerinde çeşitli ek geliştirmeler yapıyor. Örneğin:

• Produmex yaşam bilimleri, tüketici ürünleri, gıda ve içecek, üçüncü parti lojistik tedarikçileri (3PLS) de dahil olmak üzere toptancılık ve dağıtım gibi dikey endüstriler için çözümler sunuyor.

• Liberali SAP Business One’ı tarım yönetimi için tamamlayıcı çözümlerle birlikte sunuyor.

• VistaVu Solutions petrol ve gaz endüstrisi de dahil olmak üzere endüstriyel saha hizmeti şirketleri konusunda uzmanlaşıyor.

• beas Manufacturing biraz daha genel bir çözüm sağlıyor ancak bunu özellikle imalat endüstrisi için sunuyor.

• MTC Integration Technology SAP Business One üzerine inşa edilmiş MTC Chicken Integration Solution’ı son derece uzmanlaşmış bir çözüm olarak sunuyor.

Bunlar, yıllardır SAP Business One’ı tamamlayıcı eklentiler (add-on) üreten yüzlerce SAP iş ortağından sadece birkaç tanesi. Eklentilerin yanı sıra, bugüne dek SAP Business One’ı her bir müşterileri için ayrı ayrı özelleştirmiş olmaları da çok mümkün. SAP’nin gelecekteki planı, platformun açık hale getirilmesiyle, çekirdeğin bütünlüğü korunurken çözümü daha da genişletilebilir kılmak (yani yeni fonksiyonlar eklenmesini kolaylaştırmak) olacak. SAP, modern API’lar (uygulama programlama arayüzleri) aracılığıyla bu geliştirmelerin gevşek bağlı (loose coupling) olmasını teşvik edecek ve müdahaleci özelleştirmeleri engelleyecek.

Bu plan, mikro servisler aracılığıyla hayata geçirilecek. Teknik bilgisi olan okuyucular için mikro servisleri şöyle açıklayabiliriz: Mikro servis mimarisi olarak da bilinen mikro servisler, bir uygulamayı gevşek bağlı servisler topluluğu olarak yapılandıran bir mimari tarz (bkz. Wikipedia). Teknik bilgisi olmayan okuyucular ise bunu Legolardan bir çözüm inşa etmek olarak düşünebilirler. Legoların nasıl kullanıldığını gözünüzün önüne getirin. Her bir Lego parçası aynı malzemeden yapılmıştır ve diğer Lego parçalarına aynı şekilde eklenir (bağlanır). Bu parçalar birçok noktada birbirinin yerine kullanılabilir. Ancak farklı renkler ve boyutlar seçerek ve bunları farklı bir tasarımla bağlayarak çok özgün bir yapı kurabilirsiniz. Yapıyı inşa ettikten sonra değiştirmek isterseniz, parçaların bazılarını çıkarıp yerlerine yenilerini koyabilirsiniz; hiç dokunmadığınız kısımdaki parçalarda ise hiçbir değişiklik olmayacaktır. Bu sistemde, çekiç ve çiviyle bir yapı inşa etmeye kıyasla çok daha az bozulma söz konusudur. SAP, temel kodu yeniden düzenleyip iyileştirerek (içeriğine dokunmadan) mikro servisleri devreye sokacak. Teknik bilgisi olmayan okuyucular bunu, fonksiyonun davranışını değiştirmeden kodu yeniden yapılandırmak olarak düşünebilir. Eğer yaptığı işi değiştirmiyorsanız, kodu değiştirmekle neden uğraşıyorsunuz diye sorabilirsiniz. Kullanımı kolaylaştırmak, karmaşıklığı azaltmak ve “okunabilirliği” iyileştirmek gibi birçok neden sayabiliriz. Ancak Mint Jutras, yeniden düzenlemenin en değerli ek faydasının, çözümü daha “genişletilebilir” kılmak olduğunu düşünüyor. SAP Business One bağlamında bunun anlamı, evrensel olarak kullanılacak sağlam bir çekirdeğe, iş ortaklarının özelleştirilmiş çözümler eklemelerini kolaylaştırmak. SAP, daha önce çekiç ve çiviyle ahşaptan inşa edilmiş olan kısımları Lego parçalarıyla değiştirecek. Bu işlemi tek seferde değil, kısım kısım yapacak; çünkü bu hem daha az yıkıcı bir yaklaşım hem de iş ortaklarının hazır olan mikro servisleri hemen kullanmaya başlamalarını sağlıyor. Ayrıca SAP Business One’ı da giderek daha çevik hale getiriyor.

ÇEVİKLİĞİN DEĞERİ

2016 Mint Jutras Kurumsal Çözümler Araştırması’na katılan şirketlerin %88’i, işletmelerinin ve/veya endüstrilerinin inovatif ürünler, mevcut ürünler veya servisler için yeni satış veya fiyatlandırma yöntemleri, yepyeni iş modelleri veya yukarıdakilerin hepsinin bir birleşimi nedeniyle yapısal değişiklikler yaşaması konusunda belirli bir riskle karşı karşıya olduğuna inanıyor. Elbette genişleme ve büyüme, organizasyonun yeniden yapılandırılması ve mevzuat değişiklikleri gibi daha geleneksel değişim faktörleri de söz konusu.
Tüm bu yapı bozucu değişimler, iş uygulamaları ihtiyaçları üzerinde şiddeti giderek artan bir etki yaratabilir ve bu da çevikliği, yani kolayca inovasyon yapma, evrilme ve değişme becerisini, halihazırdaki işlevsellikten daha da önemli hale getirebilir.
Bu yapı bozucu değişim olasılığının bir sonucu olarak, inovasyonu, 2017 Kurumsal Çözümler Araştırması’nın merkez noktası olarak seçtik. Yavaş ve sınırlı inovasyon devri çoktan bitti. Bu yılki araştırmaya katılanlar, birçok çözüm tedarikçisinin, versiyon yükseltme hızı ve hacmini artırdığını teyit ediyor (Şekil 1).
Şekil 1: Sunulan inovasyonun hızı ne şekilde değişti?

Bu da rekabet gücünü korumak açısından SAP’nin üzerindeki baskıyı daha da artırıyor. SAP Business One’ın kullanıldığı kurulu yapıların yaygınlığı düşünüldüğünde, diğer çözüm tedarikçileri bu alandaki şöhretlerine güvenip hiçbir şey yapmazken, SAP asla yerinde saymıyor.
 

Peki nasıl bir baskı söz konusu? Araştırmaya katılanlara, günümüzde yeni sürümlerin (sadece hata düzeltme değil) ortalama ne sıklıkta sunulduğunu da sorduk (Şekil 2). 

Eğer yanıtların ortalamasını alırsak, çözüm tedarikçilerinin her 5,2 ayda bir yeni bir sürüm sunduklarını görüyoruz. Beklenenden daha yüksek olan bu sıklığın, araştırmaya katılan şirketlerin çoğunluğunun ERP’yi bulut tabanlı Servis Olarak Yazılım (SaaS) şeklinde uygulamaya geçirmelerinden kaynaklandığını düşünüyoruz. Uygulama modellerinin kırılımı, Şekil 2’nin solundaki kutucukta belirtiliyor. Sürekli inovasyon gerçekten de sadece SaaS çözümleriyle uygulanabilir. Bu, SaaS’ın çok sayıdaki olası faydasından biri.
Yıllık Kurumsal Çözümler Araştırmalarımızda hep aynı soruyu soruyoruz: Bugün yeni bir çözüm seçecek olsaydınız, hangi uygulama seçeneklerini dikkate alırdınız? Katılımcılar, istedikleri sayıda seçeneği tercih edebiliyor.


Şekil 3: Bugünün koşullarında hangi uygulama seçeneğini tercih edersiniz? 

Şekil 2, SaaS’a yönelik talebin istikrarlı bir şekilde yükselerek en popüler seçenek haline geldiğini açıkça gösteriyor. Bu yıl araştırmaya bir soru daha ekledik ve belirlenen tüm uygulama seçeneklerini listeleyerek hangisinin en iyisi olduğunu sorduk. Araştırmaya katılanların yarısından fazlası (%51) SaaS’ı seçti ve bunların %70’i de SaaS’ın birinci tercih olduğunu belirtti. 
BULUT/SAAS ETKİSİ Sürekli güncelleme (Şekil 2’nin en sol sütununda gösterilen seçenek) sadece SaaS olarak uygulamaya geçirilmiş ERP için veya SaaS ile lisanslı, yerleşik ERP’nin hibrit yapıda kullanıldığı yapılarda bir seçenek olarak sunuldu. Bu, SaaS çözümünün genellikle yeterince anlaşılmayan bir faydasını vurguluyor – daha fazla inovasyon ve daha sık güncellemeler. Bu faydanın göz ardı edilmesinin nedenlerinden birinin, birçok kişinin tüm “bulut” çözümlerini SaaS ile eşdeğer zannetmesi olduğuna inanıyoruz. Bu terimler genellikle birbirinin yerine kullanılıyor ama aslında aynı şey değiller. Daha açık anlatmak gerekirse:
Bulut; işlemlere, yazılımlara ve veri depolama sistemlerine bir ağ (genellikle internet) üzerinden erişim anlamına geliyor. Yazılım için lisans satın alıp kendi bilgisayarlarınıza veya başka bir şirketin mülkiyetinde ve yönetiminde olan bilgisayarlara kurabilirsiniz. Bu durumda erişiminiz ister özel ister kamusal olsun, internet üzerinden ve bu nedenle “bulut” üzerinden olacaktır.
SaaS, tam olarak bu kısaltmanın söylediği şeyi ifade etmektedir: Servis Olarak Yazılım (Software as a Service). Yazılım sadece bir servis olarak sunulur. Bir CD’de veya size (ya da bir başkasına) ait bir bilgisayara yüklenecek bir ortamda değildir. İnternet üzerinden erişilir ve genel olarak abonelik bazlı ödeme yapılır.
Bu tanımlar çerçevesinde, tüm SaaS’ın bulut bilişim olduğunu, ancak tüm bulut bilişimin SaaS olmadığını rahatlıkla söyleyebiliriz.
Genellikle görmezden gelinmesine rağmen, inovasyonun tüketim sıklığının da gösterdiği gibi, daha sık inovasyon yapmanın değeri SaaS’a geçtiğinizde çok daha gözle görünür oluyor. Sürüm yükseltme dönemlerinde iş yükünün büyük bölümü müşteride değil, tedarikçide olduğu için, SaaS çözümleri kullananların çok daha sık yükseltme yaptıklarını görüyoruz (Şekil 4).

 

SaaS çözümlerini kullananlar, sürüm yükseltmenin getirdiği teknik yükten kurtuluyorlar. Ancak inovasyon sürekli olarak sunulduğunda bile bundan tam olarak faydalanmak için ERP kullanıcısının da çaba göstermesi gerekiyor. Bazıları bunu sürekli olarak yapıyor, bazıları ise eski yöntemlere dönüyorlar ve sadece yeni fonksiyonları düzenli olarak değerlendiriyorlar. SaaS ortamında çalışıp sık yükseltme yapmayan küçük yüzdelik dilim, tek-kullanıcılı çözümlerin sunulduğu özel bulutlardan yararlanıyor olabilir (bkz. Yandaki kutu). Bunlar, tedarikçilerin tek bir kod satırını korumaya ve geliştirmeye odaklandığı çok-kullanıcılı SaaS çözümündeki faydaların hepsini değil, ama bir kısmını elde edebiliyorlar. Müşterilerinin birçoğu bunun önemini takdir edemese bile SAP ediyor ve SAP Business One kodunu iyileştirirken, onu tamamen çok-kullanıcılı kılmaya doğru emin adımlarla ilerliyor.
Hibrit ortamda çalışanlar büyük ihtimalle daha çok bulutta yazılıma geçiş yapıyorlar ve bu nedenle daha sık güncellemeler oluyor. SAP, kodu kısım kısım iyileştirdikçe, SAP Business One müşterilerinin birçoğu bu kategoriye girecek.
Buna ek olarak, SAP’nin Business One için eklentiler geliştiren iş ortaklarının birçoğu, bu bileşenleri buluta koymanın yanı sıra, SaaS olarak da sunuyor. Enterpryze da SAP Business One müşterilerine bulut ve SaaS’a geçiş yapmakta yardımcı olan iş ortaklarından biri. “SAP Business One için Basit Çevrimiçi Mobil Erişim” sloganıyla Enterpryze, Satış, Servis, Teslimat, Masraflar, Finans, Müşteri İlişkileri Yönetimi (CRM) ve Tedarik gibi modüller kullanarak, tarayıcıdan doğrudan SAP Business One’a bağlanan bir “web uygulaması” sunuyor. Alternatif olarak, Enterpryze müşterileri Apple iOS ve Android cihazlarda çalışan “mobil uygulamaları” da indirebiliyorlar.
Enterpryze Uygulamalarını SAP Business One’a ek olarak kullanıp yerleşik lisansı olanlar bile bir SaaS çözümünün sürekli aktif, her zaman ve her yerden erişilebilen faydalarından yararlanmaya başlıyor. Fiyat ise (kullanıcı başına ayda 9,95 $ karşılığında ihtiyaç duyulan fonksiyonlara erişim) bunu tüm çalışanlar için makul kılıyor. Tipik küçük işletmeler, çalışanların %100’üne erişim sağlama fikrini sevebilir ama bunların her biri için bir tam kullanıcı lisansı SAP Business One’ın fiyatını onlar için erişilmez kılabiliyor. Bu nedenle genellikle erişimi, sadece en çok ihtiyaç duyanlarla sınırlandırıyorlar ve böylece değeri de sınırlandırmış oluyorlar. Enterpryze Uygulamaları, kullanıcıları SAP Business One’daki verilere doğrudan düşük bir maliyetle eriştirerek bu sorunu çözüyor.

BİR ŞEY DAHA VAR: ÖZELLEŞTİRME

Daha önce de belirtildiği gibi, SAP Business One müşterileri, özelleştirme açısından yazılımdaki boşlukları doldurmaları için genellikle iş ortaklarına başvurdu. Bu özelleştirmeler, yükseltmelere engel oldu ve bu da inovasyonu daha da yavaşlattı. Yine de tüm “özelleştirmeler” yeni özellikler eklemedi. Sorgu ve raporlama özellikleri eklemiş, yüzeysel değişiklikler yapmış veya iş akışlarınızı biraz değiştirmiş olabilirler.
Geçmişte, yukarıda belirtilenler gibi basit değişiklikleri yapanlar da dahil olmak üzere, tüm özelleştirmeler müdahaleciydi. Kaynak kodun değiştirilmesi anlamına geliyordu. Bu da maliyetli, uzun ve zaman alıcı bir süreç olmanın yanı sıra, yükseltmelerin önünde engeller de yaratıyordu. Günümüzde ise altta yatan kaynak kodu değiştirmeye daha az ihtiyaç oluyor.
En yeni nesil ERP çözümleri çok daha yapılandırılabilir hale geldi. Bu da ERP’yi, bireysel ihtiyaçlarınız doğrultusunda, yüksek maliyetler ya da yapı bozucu süreçler söz konusu olmaksızın özelleştirmenize izin veriyor. 2017 Kurumsal Çözümler Araştırması katılımcılarına, ihtiyaç duyduklarına inandıkları farklı “özelleştirme” türlerinin hepsini sorduk (Şekil 4). Yazılım veya kullanıcı deneyimindeki her türlü değişikliğin genellikle “özelleştirme” olarak anıldığını dikkate alınız.
Şekil 5’te, on farklı “özelleştirme” türü bulunuyor. Bunlar, gereklilik ihtimallerine göre sıralanıyorlar. SAP Business One iş ortaklarının günümüzde bunların ilk sekizini, müdahaleci kod değişiklikleri olmadan ve inovasyonun tüketilmesinin önünde engeller inşa etmeden sunabilmeleri gerekiyor. SAP, altta yatan kodu iyileştirmeye devam ederken, işletmeleri farklılaştıran özel mantığa ve niteliklere yönelik son iki ihtiyaç da Legolara benzer yazılımlarla inşa edilebiliyor.

 

AKILDA KALMASI GEREKENLER

SAP Business One, olgunlaşmış bir çözüm. Ancak benzer yaştaki rakiplerinin birçoğunun aksine, yıllar içerisinde evrilmeye devam etti. Fonksiyonlarının derinliğigenişliği ve temelindeki teknik mimari, alçakgönüllü başlangıcından çok çok farklı. Çözüm, son 20 yılda gerçekten de çok yol kat etti. Yine de SAP önümüzdeki 20 yıl için iddialı bir planlama yapmaya devam ediyor.
Elbette şu anda hiç kimse dünyanın 2036’da neye benzeyeceğini kesin bir şekilde öngöremez. Bu da sizin (ve işletmenizde kullanılan çözümün) her şeye hazırlıklı olması gerektiği anlamına geliyor. Yapı bozucu bir zamanda yaşıyoruz ve bu da çevikliği çok önemli kılıyor. Çünkü çeviklik, gelecekteki tüm yeni ve benzersiz fırsatlardan tam anlamıyla yararlanabilmeniz için inovasyon yapma, evrilme ve değişme becerisini kazandırıyor.
Elbette SAP herkes için her şeyi sunamaz. Ve her şeyi de tek başına yapmıyor. SAP, ERP’nin ana fonksiyonlarına, temelindeki mimariye ve kullanıcı deneyimlerine yatırım yapmaya devam edecek. Kuluçka aşamasının ötesine geçmiş tüm şirketler sağlam ve iyi bir ERP’ye ihtiyaç duyuyorlar. Müşteriler, ERP’den başka bir şeye değil, ERP ve “daha fazlasına” ihtiyaç duyuyorlar. “Daha fazla” neye ihtiyaç duyulduğunu ise işletmenin türü belirliyor.
SAP, müşterilerini temel ERP’nin ötesine taşımak için iş ortaklarına güveniyor ve bu iş ortaklarının gerekeni yapmalarına yardımcı olma iddiasını güçlendiriyor. SAP Business One, bir ERP platformu olma yolunda önemli yol kat etti.
 

 

Yazar hakkında: Cindy Jutras, kurumsal uygulamaların iş performansı üzerindeki etkisine ilişkin analizler alanında tanınmış bir uzman. 40 yılı aşkın kurumsal deneyiminden ve üretim, tedarik zinciri, müşteri hizmetleri ve iş performansı yönetimi alanındaki özel uzmanlığından yararlanan Cindy, son 11 yılını, teknolojinin iş faydaları bağlamında yazılım çözümlerinin performansını kıyaslayarak geçirdi. 2011 yılında, kurumsal uygulamaların işletmelere kazandırdığı iş değerini analiz etmek ve aktarmak konusunda uzmanlaşan Mint Jutras LLC (www.mintjutras.com) şirketini kurdu.